17 Şubat 2012 Cuma

Şizofrenia

Henüz...
Parmaklarımın arasında acemiliğini kağıda yansıttığı her bir harf ile tekrar tekrar kanıtlayan kalem yalnızca, bu kısa ve tek başına anlamsız sözcüğü fırlattı ortaya.. Ellerim titriyordu.. kalem ilklerden oluşan bir yazıda kullanmak için gayet uygundu.. ellerimin titremesinden cesaret alarak dans ediyor patrona göz atmamaya çalışıyordu.. şu sıralar patron kimdi? o bile belli değildi. Kahvehanede masaüstüne bırakılan bir gazete misali.. kalemle yanımda duran bardağa vurdum.. elim olması gerektiğinden daha hızlı harket etmiş bardak duvara çarpmış parçalara ayrılmıştı, bir kaç damla su yanağıma geldi. Bir kaç ahlaksız söz yeni eleman için kurban verildi.. kafamı iki yana salladım ve yazmaya devam ettim.
Henüz bitmedi kardeş! 
Ya bi git.. kalemide bardağın arkasından duvara fırlattım. 
KÜÇÜK HANIM! BANA ARKANIZI DÖNEMEZSİNİZ..! cebimdeki kelebeği çıkartıp yerdeki kaleme fırlattım, hesaplarıma uymayarak kabza tarafı kaleme çarptı.. ayağıma batan cam kırıklarını takmayarak ayağa kalkıp henüz konmuş olan kelebeğe doğru yürüdüm, elime aldım ve kaleme saplandım.. evet! bir katildim artık... gülümsedim. sonra rüyam geldi aklıma... en yakın arkadaşımın boğazına bu kelebeği nasıl sapladığım geldi, zevkle şah damarını kestiğimi hatırladım.. korkuyla titredim. kendimi kaybediyordum.. iki saattir kenarda içilmeyi bekleyen ve bu bekleyiş sırasında kendini tüketen sigara çarptı gözüme. sigara gibi olmamalıydım ben.. bir kadının nefesiyle yanmamalıydım... nefessizken kendimi tüketmemeliydim... bıçağı bütün gücümle duvara fırlattım, yine saplanmadı.. kafamı iki yana salladım.. kalemi bilinçsizce elimde döndürdüm durdum.. döndürdüm, döndürdüm ve döndürdüm... o dur artık diye yalvarıncaya dek döndürdüm.. 
Dur artık... dur! lütfen ya, dur... umut verme artık... kurtulabilirmişim gibi davranma artık... yalvarıyorum.. DUR!


A.A

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder