27 Ocak 2012 Cuma

Başka bir anı


Sonsuza bir eklediğinde yine sonsuz olurmuş. Yani bu yazıyı yazmam yada yazmamam hiç bir şeyi değiştirmeyecek. Sonsuza bir ekliyorum
yalnızca.. Senin için yazılmış sayısız çöpe bir çöp daha anlayacağın.
Çoğu insan çöp çöptür der ama bunların farkı var... Hepsi senin için.
Hepsinin içinde "Sen" varsın... Şair demiş ya;

"'Sen'sizlik kelimesi bile hoşuma gidiyor.. Çünkü içinde 'sen' varsın.."

Öyle birşey benimkiside.. Herzamanki gibi adındaki asalet ile adam
ediyorsun bir çöpü.. Herneyse yazının temasından sapıyorum yine. bu
seferki "Sen ve Ben" olmalı ama "Sen" oluyor.. Gerçi insanlar öyle daha
çok beğeniyor ama bu sefer bencillik yapacağım. İşte yine başlıyorum;

Haziran ayı, okul bitmek üzere.. Artık kimse okula gelmiyor. İkimiz
geliyoruz. Zaten başka kimseyede dikkat etmiyorum. Yanımda
oturuyorsun. Utançtan zaten kızaran yüzünü saklamaya çalışıyorsun,
saklayamıyorsun.. dolayısıyla yüzün dahada kızarıyor. Yanımda otururken
keyfinin yerinde olduğunu hissedebiliyorum. Zaten sende bunu
kanıtlamak istermişçesine ayaklarını masadan aşağı sarkıtmış mutlu bir
çocuk gibi bir öne bir arkaya sallıyorsun.. Sana bakıp gülümsüyorum.
Gülümsememe karşılık veriyorsun. Ardından sana biraz yaklaşıp
saçlarınla oynuyorum. O sapsarı saçlarınla.. Tam o sırada okul bitiyor.
Bana dönüp bugün bizim servisle gelir misin? diyorsun. Tabikide
geleceğim. Beraber servise yürüyoruz. Bütün yol boyunca beraberiz ve
konuşup gülüşüyoruz. Genelde sen gülüyorsun bende hayranlıkla seni
seyrediyorum. Sonunda sizin eve yaklaşıyoruz. Önemli birşey söyleyecek
gibi bana dönüyorsun. O önemli şeyler ağzından çıkmıyor bir türlü
yalnızca kısa kuru bir "Görüşürüz.." kesin buralardan gideceğin geldi
yine aklına. Cevabı beklemeden arkanı dönüyorsun. Adın kurtuluyor
ağzımdan. "Celeste.." diyorum. Duruyorsun.. Bana dönüyorsun. Elimi
uzatıyorum, hemen anlayıp elini veriyorsun. İlk başta iki elimle sıkı
sıkı tutuyorum. Gitmenden nefret ediyorum çünkü.. Ardından dudaklarım
eline nazikçe temas ediyor. Ağzımdan herzaman olduğu gibi "Elveda.."
sözcüğü çıkıyor. Kaşlarını çatıyorsun, "Görüşürüz de!" diyorsun.. Bende
öyle diyorum. Arkanı dönüp servis kapısından çıkıyorsun. Araba
giderken arkasından bakıyorsun..

Biliyor musun, o gün yalnız değilmişiz serviste.. Bunu sen
gittikten sonra insanların yorumları kulaklarımı doldurunca anlıyorum.
"Havada aşk kokusu vaaaaar.." diyor biri, "Vay be kıskandım ha" diyor
bir diğeri..

"Yok be.. Çıkmıyoruz ki.." diyorum bende.

"Belki birgün çıkarız..

Belki.."

A.A

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder