Dayanamadım yazıyorum yine. Benim olmayan bir kalem elimde.. Günüm çok doluydu bugün. Sensizdi ya... Dolu olmalı. Eğer boş olsaydı, olmayan varlığına ayıp olurdu.. Bilirsin saygıda kusur etmem. Ondan yani bu kelimelerimde. Sözde yazmayı bırakmıştım. Veya bırakacaktım işte herneyse. Ama bağımlılık gibi bırakamıyorum. Aklıma sen gelmiyorsun her seferinde. Şöyle bir hüzünleniyorum. Nasıl sen gelmezsin ya! Sen gelmeliydin! Bunca sayfayı uğruna çürüttüğüm insan sensin sonuçta...
Bugün içki konusunda biraz hızlı gidiyorum çünkü senin gölgelerinden birinin sen olmadığını fark ettim yine. Hep sen değilsin.. Hiç olmuyorsun zaten! Benim için bir hiç olamadın ulan ! Içkiden ya.. Saçmalıyorum işte boşver. Ber dakikada 3 büyük birama başlayacağım. Yanımda herkes var. Istediğim herkes. Hiçkimse yine çok konuşuyor, başım ağrımaya başladı. Herzaman böyle çok konuşurdu zaten. Benim kulağıma fısıldardı. Size susardı. Özelliklede sana. Nasılda susardı öyle değil mi? Büyük ihtimalle sana o yüzden bu kadar çekici geldi, seni böyle tavladı. Bana da öyle sussaydı beni de tavlardı. Ama bak tavlayamadı işte. Herzaman ki gibi zor adamı oynuyorumda diyebiliriz. Hani şu insanları yakmak dışında bir işe yaramayan ateşten bahsediyorum. Benden be, benden!
Şimdi bu kafayla düşüncelere dalsam.. Çıkmasam. Ben bu kadar çabuk çarpılmazdım ya. Tanrının sevgili kuluyum sonuçta... En azından şöyle bir on bira falan gerekirdi. Daha beşe geldim mi? Sayılar ne zaman bir oldu? Matematik ne zaman öldü? Ben mi öldürdüm yoksa beni de öldürdüğün gibi sen mi? Harfler dökülüyor. Cümleler birbirine savaş açmışlar. Sense arada kalmışsın. Geçen bir arkadaşın dediği gibi;
-Elimden birşey gelmez !
Bak senin şerefine içiyorum yine. Kimsenin doğumgünü değil ama tanıştığımız günün üzerinden tam olarak... Daha demin aklımdaydı ya! Valla... Neyse neyse, bugünü şeref günü ilan ediyorum! Öyleyse şerefe!
Birazda kendimden bahsetmek istiyorum. Daha 17 yaşında, insanların söyledikleri yalanlardan ve şuan kanına, o taze kanına, karışan alkolden tiksinen bir gencim. Insanlar, özelliklede kızlar, sıkıldıkça bana lanet ederler. Benim suçum sanırsam... Fakat emin değilim, Aileminde olabilir. Sonuçta bu düşüşü başlatan onlar. Dibe daha vuramadım. Birçok katmanı geçtim. Seni geçtim, onu geçtim, beni geçtim hatta bizi bile geçtim! Yakında dibe vururum ya, umudum sonsuz... Yada umutsuzluğum ışte, herneyse.
Yanımdan sürekli boş bakışlı insanlar geçiyor, umutsuz erkekler ve kadınlar. Çoğunun sorunu aynı;
Aşk...
Bir şair demiş ya, "Yakından baktığında değişir herşey... O zaman kahrolursun..."
nasılda kahroluyorum.. Herzaman yakından bakmak zorundayım çünkü.. Özelliklede sen ve ben'e. Ne alaka deme. Çok alaka. Gözlerim bozuk benim..
Sarhoş olduğum nasılda belli oluyor, öyle değil mi? Sarhoş veya değil.. Nefretle doluyum. Aşk değil yani.. Nefret bu ya.. Harbi bak. En nefret ettiğm aşkımsın belkide. Ondan yazıyorum yani. Başka bir nedeni yok. Seni hep düşünüyorum ama hiç aklıma gelmiyorsun. Düşünmem ondandır yani. Seni hala sevmemden falan değil. Neyse ya... Biraz işim var, sarhoş olacağım. Ha birde yazmayı bırakacağım.
[A.A]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder