2011
Bakıyorumda yazılarımı beğeniyorlar. Çoğu beni tanımıyor bile, bilmiyorlar... Acaba yazılarımı boş bir kalple mi yazıyorum yoksa dolu mu? Gerçi benimde onlardan bir farkım yok. Yaaa evet kendi cahilliğime şuan sesli güldüm. Hani bir zamanlar derdin ya, "Sen bilmezsen kim bilecek." diye... Valla bilmiyorum! Yemin ederim! Günahımı alıyorsun yani. Çoğu yazım bir iki gözyaşı ile mühürlenmiş, kapkara zarfların içinde ateşlere atıldı. Sıkı yönetim benimkisi anlayacağın. "Neden bu kadar kötümsersin?" demiştin ya hani. Bilmemki... Bilmiyorum, ama tahminlerim var. Kötümser olmak zorundayım, benim gücüm burdan geliyor. Şuana kadar gördüğün en güçlü insanım belkide. Yaralarla donatıldım. Zırhım kalın! Çoğu insan bu yazıyı buraya kadar bile okuyamaz. Bunu: Pişmanlık falan filan aşk falan filan acı filan falan olarak görürler. Seni tanıyorum... Okuyacaksın. Hatta şimdi bu yazıyı okumayı bırakmayı düşünüyorsun değil mi? Fakat yapamıyorsun. Neden? Benden farksızsın işte.! Bak, sende bilmiyorsun..! Ve biliyor musun? Yine aşık oluyorum, yine bağlanıyorum.! Sana değil! Hayır kesinlikle sana değil.! HAK EDEN birisine... Bana değer verdiğine inandığım birisine. Ne kutsal bir gündeyiz değil mi? İyiki doğdun Ateş! Şerefe.!
A.A
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder