Şimdi Kurt Cobain'in bir yazısı ile ilgili bir yazı yazacaktım..
Aklıma hiçbirşey gelmedi. Oyüzden size bir anımı anlatacağım.. Gerçi
ben daha kaç yaşımdayım ki? Daha ne yaşamış olabilirim? Sıradan bir
ergenim öyle değil mi? Tam olarak öyle zaten yazılarımı özel kılan
şeyde bu.. Küçümsüyorlar ardından okuduklarında benim yazılarım
olduğuna inanmıyorlar bile. İşte Başlıyorum... Yine;
Bu sizin için ne ifade eder hiçbir fikrim yok gerçi ama konum aşk
olacak bu sefer. Yıl 2005 yada 2006 olsa gerek. Ilk kez aşık olmuştum.
Ozamanlarda yazılar yazardım, gerçi ne kadar yazıdan sayılırsa artık
küçük balık ve robot hikayeleri yazardım. Hep aynı tema, hep gelecek
zaman... Geleceğime çok düşkündüm o zamanlar. acaba gelecekte ne
olacaktım? aşık olabilecek miydim? evlenecek miydim? güzel bir okul
kazanacak mıydım? ailemle mi olacaktım? belkide annemle babam
barışırlardı? sonsuza kadar mutlu bile yaşayabilirdik hatta!
öğretmenlerim ne kadar değişik bir çocuk, derslere dikkatini verebilse
mükemmel olacak.. falan diyip duruyorlardı. Klasik özel çocuk muamelesi.
Ve o zamanlar gözümde herkes aynıydı. Geride oturup seyrederdim ve
eninde sonunda istediklerimi yaparlardı.. ağlamazdım, sızlamazdım..
onlar yapardı. Ve sonra... Sınıfımıza bir kız ve çocuk geldi. Kız diğer
kızlar gibi değildi. Gerçi bütün kızlar farklıdır ama o kız bir başka
farklıydı.. benim gibiydi, öğretmenler ailesine benzer şeyler
söylüyordu. onunda ailesi ayrıydı.. Bakışları benim gibi temkinliydi. Ne
en havalılarla takılırdı nede en eziklerle.. Ben hep eziklerin yanında
olmuşumdur ve havalılara doğuştan gelen bir nefret duymuşumdur. Onun
benimle takılması çok garibime gitmişti.. Gerçi o zamanlar gerçektende
küçüktüm. İlk başta onun en yakın arkadaşı gibiydim, ardından hiç
yapmadığım şeyler yapmaya başladım. Çoğu insan bunlara serserilik falan
der.. Mesela beraber dersleri asıyorduk. bizim okulumuzda bu imkansıza
yakındır. anlaşıp serbest kıyafetle geliyorduk okula.. hocalarla falan
dalga geçiyorduk. bir dolu kuralı çiğniyorduk. Benim gözümde bir
tanrıça gibi olmuştu. Git gide değerli bir hal alıyordu. O yıl içinde
şehir dışına bir gezi yapıldı.. nereye hatırlayamıyorum sanırım
Çanakkale'ydi. O kız dışında herkes onu nasıl gördüğümün farkındaydı
dolayısıyla artık açılmamın zamanı gelmişti.. Daha hiç yapmadığım
birşeydi bu. herzaman içimde yaşamıştım duygularımı.. Ya beni redderse
diyordum, ya benden nefret ederse? Çocukluk işte. bir dolu insan bana
cesaret verdi o gün.. anneme söyleyip bir kolye aldım. çantasının
üzerine koydum ve onu sevdiğimi karaladım.. o akşam beni aradı. Ve
işte! ilk sevgilim! Nasılda mutluydum.. Dünyalar benimdi.. Herşeyi
yapabilirdim artık! Ben diğerlerinden daha öndeydim çünkü. hayata 1-0
galip başlamıştım.. Sevgilim vardıı! Ertesi gün okula büyük bir
sevinçle gittim.. Utançtan birbirimizin yüzüne bakamıyorduk. bilmiyorum
belkide onunda ilk sevgilisi bendim.. ama sanmam. ve ardından.. Çok
kısa bir zaman sonra. Bitii... nasıl bittiğini bile hatırlamıyorum.
sanırım o sahneden binlerce kez kaçtım. hiç yaşamadım.. isminden
kaçtım, o renk göz gördüğümde bile korkuyordum.. 1-0 galip başlamıştım
şuan skor tahtası yoktu bile ortada.. Bütün neşe nerdeydi? neden böyle
olmuştu? ne hata yapmıştım? ben yapmış olmalıydım çünkü o mükemmeldi..
hata yapamazdı. Evet evet kesin benim hatamdı.. Kendimden
tiksiniyordum.. acaba onu üzecek ne yapmıştım! tam bir piçtim! Öyle bir
meleğe nasıl yapabilmiştim..? Ve sonra.. ilk okul hayatım kafamdan
tamamen silindi.. ilk okulu hatırlayamıyordum.. 1-2-3-4. sınıfları
hatırlayabiliyordum ama kalanı yoktu.. Lise başladı. Yeni bir şehir
yeni bir başlangıç olmalıydı.! Bunun için gelmiştim zaten! Yoksa ben
gelmemiş miydim? Getirilmiş miydim? Neden ben seçemiyordum ne
yapacağımı..? anlayamıyordum! ben özeldim ya.. Saf çocuk.. Yaralı
çocuk.. Korunmaya ihtiyaç duyan çocuk.. insanlardan bana neydi ki?
güçlü olacaktım.. Yeni bir başlangıç vardı işte önümde..
Ve işte bu başlangıcıda bu hale gelmek için harcadım.. O saf çocuğu
kalbimin derinliklerindeki sığ sularda boğdum ilk olarak.. ardından
aşka olan inancım yavaş yavaş solgunlaşmaya başladı. insanların nasıl
olduğunu farkettim.. Nefretle yanmaya başladım.. İnsanlar beni
kullanmıştı! Kullanıyorlardı.! Nasıl yaparlardı.. Bir zaman sonra iyi
insanlar etrafımdan kaçınmaya başladı, ilk başta neden olduğunu
anlayamadım.. Sonra yavaş yavaş çevrem oluşmaya başladı.. diğer
insanlar tarafından korku ve uzak durma ihtiyacı ile bakılan insanlar
ggelmeye başladı. Bana destek olmaya başladılar.. İnsanlar bizden
korkuyordu.. ne saçma! sonra biz ve onlar oldu.. Biz onlar gibi
değildik.. Neden olmalıydık ki? onlar kurbandı. gitgide kendimi
kaybetmeye başladım.. O insanlarda gitgide değişiyordu.
Olgunlaşıyorlardı. O çocukluk kayboluyordu.. O sırada bulunduğum
çevreden o kadar memnundum ki! kimse bize yaklaşmıyordu.. arada sırada
yalnızlık bastırıyordu gerçi ama çevremdeki herkes yazı yazar ve aşık
olurdu dolayısıyla dertleşerek giderebiliyorduk bunları.. Şuana kadar
bunların hepsini okuduysan gerçektende beni merak ediyor olmalısın fakat
sona yaklaştık. Kısa bir son bu..
Aşık oldum.. Çevremdeki herkesten farklı birisine.. Öyle bir aşık
oldum ki dağlar taşlar şaşıp kalırdı.. O önceki sevgililerimin tersine
onun için ölmemi istemiyordu.. Yaşamalıydım. Benden hiçbirşey
istemiyordu.. Yalnızca biraz anlayış.. Daha öncede aşık olmuştum. hemde
defalarca.. ama hiç onun kadar temiz olmamışlardı. Ona bir isim koydum
"Celeste" dedim.. beni düzeltmesini seyrettim.. Ve yardımcı oldum..
Yaralı kısımlarımı onarmasını seyrettim. benimle beraber yazı yazıyordu
oda arada sırada.. Hiç bana yazı yazdımı bilmiyorum.. sanmam. yada
beni tam olarak sevdimi? seviyor mu? bilmiyorum.. Ergenliğimden daha
sıyrılamadığımı ve her duyguyu aşk sandığımı biliyorum, farkındayım..
belkide buda öyledir. ama öyleyse bile umurumda değil.. belkide
platoniktir.. öyleyse bile umurumda değil. O gidecek.. Benim yılda 5
kez falan görebileceğim bir yere.. fakat bir yılın ardından onun
yanında olacağım.. belki beni ister belkide istemez bilmiyorum.. Hiç
bir zaman bana tam bir yanıt vermedi.. Verip veremeyeceğinide
bilmiyorum. Benim için üzüldüğünü söyleyen insanlar var.. Benim için
üzülüyorlar ve bunu bana söylüyorlar.. Onlara acıyorum. Çünkü ben
gerçek duygular içinde dansederken onlar yalnızca hüzün ile dans
ediyorlar... belki beni birgün anlayabilirler ve belki benim
hissettiğim şeyleri yaşayabilirler.. Fakat o güne dek; Elveda dostlar..
A.A
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder